Ada’da Bir Peri Masalı: Leicester City

88 Yıl Önce Bir Kez İkinci Olmuşlardı, Şimdi Premier Lig’i Kasıp Kavuruyorlar… Yalnızca 1 Yıl Önce Küme Düşmemeye Oynayan Leicester City, Şampiyonluğa Ulaştı.

BBC’DE RADYO programı yapan eski futbolcu Robbie Savage, geçen hafta “Leicester City’nin şampiyonluk şansı yok” dediğinde pek kimse şaşırmadı. Gerçekten de bu peri masalının mayıs sonuna dek sürmesi için bir mucize gerekiyordu, işler hiç kolay değildi. Oyuncuar formdaydı ama adam akıllı yedekleri bile yoktu. Mantığın sesi olmuştu Savage, Leicester taraftarları da dahil kimse de pek itiraz etmemişti. Bir kişi hariç… Bob isimli bir Leicester taraftarı radyoya bağlandığında her şey değişecek, tüm realist hava dağılacak ve futbolun sihirli tarafı insanların kalbine dokunacaktı. 45 yaşındaki Bob, adeta Yaşar Usta tiradını atarken bir yandan da salya sümük ağlıyordu: “15 yaşındaki oğlum gözümün içinde baktı ve ‘Bu harika bir şey baba’ dedi Robbie. Onu hiç böyle görmedim ben, hiç. Bu yüzden Robbie, istediğini söyleyebilirsin ama bana Leicester’ın şampiyonluk şansı yok diyemezsin. Asla!” İşte bu, belki de takip ederken farkına varmadığımız peri masalının kendisiydi. Leicester alelade puanlar toplamamış, insanların hayatlarına da dokunmuştu.

MUCİZE İKİLİ: VARDY&MAHREZ

Elbette bu peri masalının kahramanları da mevcut… Rakipleri santrfor hattına 80 milyon Euro’ya transfer yapacak lükse sahipken onlar 3 yıl önceye dek amatörde oynayan 28 yaşındaki bir golcüye güveniyorlardı. Onun partneriyse Marsilya Başkanı tarafından “2 milyon Euro bile etmez” denilen, hatta çocukken futbolcu olacağına bile kimsenin inanmadığı 24 yaşında bir Cezayirli olacaktı. Kimsenin sene başında, “Ligin en tehlikeli 10 hücum ikilisi” arasına dahi yazmaya cesaret edemeyeceği Jamie Vardy ve Riyad Mahrez, 42 gol, 16 asistle ligi tamamladı. Vardy lig tarihinin üst üste gol atma rekorunu kırdı, şimdilerde amatörden İngiltere Milli Takımı’na dek uzanan hikayesi filme dönüştürülmek üzere ve 2017’de vizyonlarda olacak. 2014 yılında Dünya Kupası kadrosuna yedek olarak dahi seçildiğinde Halilhodzic’e, “Para karşılığı mı bu adamı kadroya aldın” eleştirisi getirilen Cezayir’in yeni yıldızı Mahrez ise Premier Lig’de futbolcular tarafından yılın oyuncusu seçildi. Kendisine 2 milyon Euro değer biçmeyenler için 50 milyon Euro’luk etiketiyle göz kırpıyor ve bu gerçeğin farkında olduğu için kulübüne vefa gösterip sözleşmesini uzatmak istiyor. Görünen o ki bu iki yıldız, gelecek yıl şampiyon unvanıyla Leicester için Şampiyonlar Ligi’nde boy gösterecek.
Elbette her Oscar’lık filmin başrol oyuncuları kadar yardımcı oyuncular eşlik eder, hatta zaman zaman performanslarıyla öne geçerler. Vardy ile Mahrez bu filmin poster oyuncularıysa Oscar’a uzanacak futbolcu da muhakkak N’Golo Kante’dir. Orta sahadaki boşlukları tutkal gibi kapatan, sadece top kazanmakla yetinmeyip dar alandan hem driplingle hem de ara paslarla top çıkarmayı çok iyi bilen bir oyuncu olan Kante, bir senede Fransa Milli Takımı oyuncusu haline dönüştü. Eğer bu takımdan bir oyuncu dünya devlerinde forma giyecekse bu isim Mahrez ile Vardy’den bile önce Kante olacaktır.

RANIERI KÜLLERİNDEN DOĞDU

Madem Oscar’dan bahsettik, yönetmene değinmeden olmaz. Her güzel filmin iyi de bir yönetmeni vardır… Ranieri, kariyeri boyunca saygı duyulacak çok film çekmiş ancak hiç ödüle uzanamamıştı. Kariyerindeki ilk lig şampiyonluğuna Leicester mucizesiyle uzanan İtalyan hocanın yalnızca 1 yıl önce ne durumda olduğunu hatırlayınca bu şampiyonluğun değeri daha net anlaşılabilir. Yalnızca 1 yıl önce Yunanistan’ı yakın tarihinin en kötü sonuçlarına mahkum edip istifa etmek zorunda kalan, son yıllardaki Serie A denemelerinde de aradığını bulamayan Claudio Ranieri, Premier Lig şampiyonu… Tüm ezberleri bozup topu rakibe vererek oynamayı tercih eden Ranieri’nin Leicester’ı maç başına yüzde 43,6 topla oynuyor. Üstelik bunu savunma amaçlı yapmayıp kaptıkları ani toplarla yarattıkları pozisyonları ligin en formda golcü ikilisi Vardy ve Mahrez’le bitirmeyi hedefliyorlar. Ranieri, Kante, Mahrez ya da Vardy… Sanki bu şampiyonluğu en iyi anlatan tüm bu kahramanlara rağmen Bob’du ve Bob haklıydı.