DEM Müzecilik’le Deneyim Odaklı Kültür Rotası

DEM Müzecilik’in geliştirdiği deneyim müzeleri, ziyaretçiyi pasif izleyici konumundan çıkarıp hikayenin içine alan çok duyulu bir yolculuğa davet ediyor. Tarihsel bilgi ve anlatı tasarımının yanı sıra ileri görsel ve işitsel teknolojiler de aynı çatı altında buluşunca, ortaya hem daha kapsayıcı hem de daha akılda kalıcı bir kültür deneyimi çıkıyor.

Bir yapının hafızası, bir ziyaretçinin yolculuğu

Son yıllarda dünyada müzecilikte öne çıkan yaklaşım net. Ziyaretçi, kronoloji ve bilgi panolarıyla sınırlı bir dolaşım yerine, “anlamlandırılmış bir akış” arıyor. Bu akışın omurgasını güçlü bir kurgu, temposu yüksek bir görsel ya da işitsel dil ve doğru tasarlanmış mekansal yönlendirme oluşturuyor. DEM Müzecilik, Ayasofya Tarih ve Deneyim Müzesi ile Efes Deneyim Müzesi’nde ziyaretçi yolculuğunu uçtan uca kurgulayarak bütünsel bir deneyim sunuyor.

Ayasofya’da 1700 yıllık anlatı, 13 salonluk kurgu

Sultanahmet’te, Defter-i Hakani binasında konumlanan Ayasofya Tarih ve Deneyim Müzesi, Ayasofya’nın yaklaşık 1700 yıllık katmanlı geçmişini 13 salon boyunca kurguluyor. Yaklaşık 3200 m²’lik alana yayılan bu yapı, Roma ve Osmanlı dönemlerini üst katlarda sürükleyici bir görsel ve işitsel anlatımla ele alırken, birinci katta “kilise, cami, müze ve yeniden cami” dönemlerini eser seçkisiyle birlikte okuyor. Zemin kattaki pencerelerden Doğu Roma dönemine ait sarnıcın izlenebilmesi ise bu deneyime, mekanla temas boyutunu da ekliyor.

Bu müzeyi güçlü kılan unsurlardan biri de içerikle koleksiyonun birbirini beslemesi. Güncellenen eser seçkisinde Doğu Roma ve Osmanlı dönemlerinden, bir bölümü ilk kez sergilenen parçalar yer alıyor. 15’inci yüzyıla tarihlenen Kur’an-ı Kerim ve cüzler, nadide şamdanlar ve litürjik malzemeler gibi objeler, anlatının soyut bir gösteri olarak kalmasının önüne geçiyor.

Efes’te duyu tabanlı hikaye anlatımı, antik kente entegre bir deneyim

Efes Deneyim Müzesi’nin en dikkat çekici tarafı, arkeolojik alanla rekabet etmeye çalışmaması. Tam tersine, antik kenti gezmeden önce ya da gezdikten sonra, gördüklerinizi daha iyi okumanızı sağlayan bir bağlam motoru gibi çalışıyor. Efes Antik Kenti içinde, tiyatronun karşısındaki konumuyla zaten bu entegrasyonu mekansal olarak da kuruyor.

Deneyim dilinde ise çıta oldukça yüksek. 360 derece büyük format projeksiyonlar, üç boyutlu ses tasarımı ve mekana yayılan müzikal kompozisyon, koku ve sis gibi ek duyusal katmanlarla destekleniyor. İlk odadan itibaren mitoloji ve gündelik yaşam iç içe ilerliyor.
Delfi Kahini’nden Artemis’e uzanan hikaye hattı, ziyaretçiyi “antik çağın gündelik ritmi”ne taşıyan bir kurguya dönüşüyor.

Ödül ve görünürlük, sahadaki deneyimin çıktısı

Bu iki müzenin uluslararası görünürlüğü tesadüf değil. Efes Deneyim Müzesi, Mondo-Dr 2024 Awards’ta “Müzeler” kategorisinde birinciliğe layık görülerek “En İyi Müze” ödülünü aldı. Bu sonuç, deneyim tasarımının yalnızca ziyaretçi memnuniyeti değil, küresel ölçekte kalite standardı açısından da rekabetçi olduğunu gösteriyor.

Benzer bir büyüme ivmesi, DEM Müzecilik’in Türkiye dışındaki yeni proje adımlarında da görülüyor. Kolezyum’un hikayesini ileri görsel ve işitsel teknolojilerle anlatmayı hedefleyen Roma projesi, markanın deneyim müzeciliği uzmanlığını uluslararası pazara taşıma niyetini netleştiriyor.