NG Dergi - Sayı 64
21 Kendinizden bahseder misiniz? Denizli’de 1965 yılında doğdum. Annem ve babam öğretmendi. Denizli Öğretmen Okulu’nun kurulmasına katkı sağladılar ve uzun yıllar burada görev yaptılar. Babam ayrıca Denizli Eğitim Yüksekokulu’nda ve İl Milli Eğitim Müdürlüğünde yöneticilik yaptı. 1994’te Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı’nda öğretim üyesi olarak göreve başladım ve aynı yıl yardımcı doçent oldum. 2000’de doçent, 2006’da profesör ünvanını aldım. Özel Yaylalı Göz Hastanesi’ni ise Denizli’de 2007’de kurdum. O tarihten bu yana hastanenin yönetimini üstleniyor, göz hastalıkları uzmanı olarak çalışıyorum. 2020’de Pamukkale Üniversitesi’ndeki görevimden emekli oldum. Erkek kardeşim, Yale Üniversitesi’nde ihtisasını tamamladıktan sonra Pamukkale Üniversitesi Kardiyoloji bölümünde profesör olarak görev yapıyor. Eşim Olga Yaylalı, Pamukkale Üniversitesi Nükleer Tıp Ana Bilim Dalı’nda profesör olarak çalıştı. Şimdi Özel Yaylalı Göz Hastanesi’nde genel koordinatör olarak görev alıyor ve kendi kliniğinde hastalarını kabul etmeyi sürdürüyor. Kızım Melissa, Boston Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu. Kurduğu markasıyla tekstil alanında çalışıyor ve e-ticaret yapıyor. Oğlum Kaya ise Koç Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünde öğrenimine devam ediyor. Tıp doktorluğuna yönelmenizdeki etken neydi? Belki de çocukluk yıllarımdaki canlı vücutların anatomisine ve organlarına olan merakımdır. Ancak 1980 yıllarındaki Türkiye’deki siyasal düzen ve eğitimin zorlaşması, ailemin de teşviki ile Kuleli Askeri Lisesi sınavında başarılı olmamı takiben eğitim için İstanbul’a gönderildim. Lise yıllarım askeri lise disiplini içerisinde geçti. Bu disiplinin hayat başarımdaki etkisi yadsınamaz. Her zaman içimde tıp alanındaki eğitim isteğim, lise sonrası Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Bölümü’nü tercih etmemi sağladı. Buradan da 1989 yılında mezun oldum. Okul bittikten sonra neler yaptınız? Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda Türkiye dördüncüsü olduktan sonra Hacettepe Üniversitesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı’nda ihtisasa başladım. 1994’te uzmanlığımı tamamlayınca, Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin kuruluş sürecine katkı sunmam için dönemin rektörü, üniversite yönetimi ve ilin önde gelenleri tarafından Denizli’ye davet edildim. Aynı yıl Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nin Kurucu Başhekimi olarak görevlendirildim. Kuruluş aşamasında en kritik ihtiyaçlardan biri, tıp fakültesi için nitelikli bir öğretim üyesi kadrosu oluşturmaktı. Bu süreçte, yüksek katkı sağlayacağına inandığım akademisyenleri başvuruya ikna ederek fakültenin kurucu çekirdek kadrosunun oluşmasına destek oldum. “Gençlere, başarılı olabilmeleri için öncelikle mesleklerini çok sevmelerini tavsiye ediyorum.”
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy NzI1MDQ=