NG Dergi - Sayı 52
TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2020 / 49 çok ön plana çıkarmadan yansıtmaktan yanayız. Bağıran, kendini ortaya atan bir lüks değil ama yaşanan ve hissedilen lüksü hedefliyoruz. Sadece malzeme parlaklığında, ışıltısında, pahalılığında değil bu yaşam alanlarının konforunda, kullanılan malzemelerin uyum ve kişisel değerinde ve daha çok, farklılığında yakalamaya çalışıyoruz. Örneğin bir mekanda bu duyguyu yakalayan en önemli parçalardan biri sanat eserleri. Tüm bu profesyonel bakış açınız evinize nasıl yansıyor? Yaşam alanınız için ne söyleyebilirsiniz? Her şeydan önce konfor bizim için çok önemliydi. Kendi göz zevkimiz için yaşam alanımızda belli bir uyum ve sevdiğimiz objelerin bir araya gelmesine özen gösterdik. Ben yaşanmışlık duygusu taşıyan mekanları daha çok seviyorum. Misafir bekleyen mekanlar bana çok suni ve soğuk geliyor. Renk anlayışında ya da mobilya seçimimde hep bu kriterden hareket ediyorum. Nişantaşı’ndaki bu daire bir şehir evi. Dolayısıyla da böyle bir evde şehir unsurları taşıyan daha pratik yaşam imkanları sunan bir mekan tasarımını uygulamak istedik. Çok sayıda sanat eserinin sergilendiği salonda Ansen, Mustafa Ata ve Fuat Acaroğlu imzalı tablolar bulunuyor. Antrede Ebru Alpagut ve Guido Casaretto’nun tabloları asılı. Seçkin Pirim imzalı bir heykel ve duvarda Bubi’nin bir eseri yer alıyor. Niloc Pagen’in kadın heykeli.
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy NzI1MDQ=