NG Dergi - Sayı 52
46 / TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2020 YAŞAM/ MODA ve insanlar beni bir şekilde bulup geliyorlardı. O arada büyümeye başladık, 100 metrekareyken diğer 100 metrekarelik katı tuttum, sonra üstteki katı tuttum. Hem hazır giyimde gece elbisesi hem de abiye yapıyordum. Couture ürünlere ne zaman ağırlık vermeye başladınız? Sonraki dönemlerde iş çok büyüdü ve ben ikisini birden kontrol edemez hale geldim. Çünkü bir tarafta çocuklar, aile var diğer tarafta adetler yükseldi. Ben ise hem bütçeleri kontrol ediyordum, hem koleksiyonu yapıyorum. İkisini bir arada yapmak gerçekten çok zor gelmeye başladığında, dedim ki seri üretim yapmayacağım. Diğer taraftan zaten yeterince couture yani birebir çalıştığım müşterim vardı. Aynı esnada ikinci bir atölye kurdum ve o atölyede sadece couture çalıştım. Çünkü abiyeye alışınca, gece kıyafetlerine talep de artınca ikisini birden yürütmem gerçekten çok zordu. Ben ve birkaç kişiydik, kadrom yoktu. O zaman couture yapan bir kadro kurup, ekip oluşturduk ve birebir kişiye özel tasarımlar hazırlamaya başladım. Bu çok önemli kararı vermeniz güç olmadı mı? O sırada hazır giyim bir müddet daha devam etti. Çünkü çok talep vardı ama bir noktadan sonra artık couture defilesini 2002’de yapıp da Paris’e ilk gitmeye karar verdiğimde yolu da tamamen couture’e çevirdim. Çünkü yaptığım şeyin en iyisini yapmak isterim. Diğerinde gerçekten çok iyi bir noktaya gelmiştik. Çok iyi de müşteri potansiyelimiz vardı ama tercihimi couture’den yana yaptım ve couture ile devam ettim. Hazır giyime bir daha girmediniz mi? Sonraki dönemlerde hazır giyim tekrar hayatıma girdi, çünkü çok talep vardı. Hazır giyimde koleksiyon hazırlayıp, yurt dışında fuarlara götürüp, orada satıyorsunuz. Global bir marka olmak için ikisini bir arda götürmek önemli. Dünyadaki büyük markaların hazır giyim versiyonları da var. Onun üzerine buna karar verdim ve 2004 yılında couture yaptık, sekiz senedir de tekrar hazır giyim, ikisi bir arada gidiyor. Kendinize has çizginizi koruyorsunuz öyle değil mi? Bir marka için bu olmaz ise olmaz. Markanın en önemli etkenlerinden biri kendine ait bir çizgisinin olmasıdır. Tasarımcı için de bu önemli bence. Tarzınızın müşteriyle buluşması ve müşteri potansiyeliniz o tarz ile oluşuyor zaten. Kendinizi nasıl besliyorsunuz? Koleksiyon çıkartmakta bugüne kadar hiç zorlanmadım. Tanrı vergisi bir şey tabii çok minnettarım, şükrediyorum. Çünkü hakikaten bir anda oluşuyor. Sadece temayı bulmam, ne yapmam gerektiğine karar vermemin ardından çok hızlı oluşuyor. Bir de bu kadar işin içinde çalışıp, içinde büyüyüp, tüm detaylarını bilip öğrenince çok daha kolay oluyor işiniz. Bir şekilde her koleksiyonun bir teması oluyor ve o tema ile yola çıkıp koleksiyonlarımı hazırlıyorum. Yurt dışında da ünlü isimleri giydiriyorsunuz. Onlardan bahsetmek ister misiniz? 2004 yılında Paris Couture Haftası’na gittikten sonra ki oraya ilk giren Türk tasarımcıyım herhalde, ilk olduğumu da oraya gittiğimde öğrenmiştim. Çünkü bir federasyona müracaat ediyorsunuz ve federasyon sizi onaylar, uygun görür ise o hafta içerisinde verilen tarihte bir defile yapıyorsunuz. Bunun için müracaat ettiğimizde ilk Türk tasarımcı olduğumuzu öğrenmiştik. Onun üzerine de tabii ki orada sizi prezante edecek bir PR ajansınızın olması gerekiyor. Öyle biriyle anlaşmıştım. Bu uzun yıllar devam etti. O kişilerin Los Angeles’ta da showroomları vardı. Dolayısıyla Paris’teki koleksiyon oradaki showrooma da çalışmaya başlayınca, direkt celebrity’lerler ünlülerle buluştu. Onlar da beğendikleri parçaları bizden istediler, biz de Türkiye’den yolladık, giydiler. Bu şekilde bir sistem oluştu ve onlarla da yolumuz bu şekilde kesişti. Paris Couture Haftası’yla beraber benim bakış açım ve modada geldiğim nokta çok üst oldu. Bu durum size kültür elçisi rolü de kazandırdı değil mi? Büyükelçiliklerden, birçok yerden, yurt dışına defilelerimi yapmak için davetler alıyordum. Türkiye’yi tanıtım amaçlı davet ediliyorduk. Portekiz’e ve birçok Koleksiyonlarımda kendi kültürümüzü kullanmayı çok seviyorum. Unique olabilmemiz için kendi kültürümüz ile fark yaratmalıyız.
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy NzI1MDQ=