NG Dergi - Sayı 52

TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2020 / 35 dışa vurumları söz konusu olacak. İşte tam da bu noktada Taş Kağıt Makas Duygu Atölyesi’ne duygular üzerinde çalışmaya, aileleri duygularını birbirlerine doğru ifade etmek ve doğru anlamaları üzerine atölyeler yapmak noktasında bize çok iş düşüyor olacak. Biz de ekibimizle olabildiğince hazırlanmaya gayret gösteriyoruz. Çünkü bir yandan da tatil, herkes deniz kenarına gidecek yani bir şey yapmak istemeyecek tekrar karşısında. Yine eylül ayı gibi olacağını düşünüyorum bizim fayda sağlama sürecimizin. Ama bu süreçte de ailelerin buna çok özen göstermeleri gerektiğini düşünüyorum çocuklarına gerçekten duygularını doğru ifade etmeleri gereken en kritik zamanlara giriyoruz, yeni normal bunu getiriyor. Çocuklar zaten sudan çıkmış balık gibi olacaklar ve ne yapmaları gerektiğini bilemeyecekler, biriktirdikleri bir sürü duygu olabilir, söylemedikleri, sakladıkları... Arkadaşlarını çok özlemiş olabilirler ama duygu durumları sebebiyle çok hırçınlaşabilirler. Bunlar hep uzmanların beklediği tepkiler. Bu noktada da anne babalara çok iş düşüyor. Çok şefkatli ve çok anlayışlı olmaları gerekiyor. Tabii diyebilirsiniz ki o kadar zor bir dönemden çıktık ki, anneler babalar kendilerini regüle mi etsin, çocuklarıyla mı ilgilensin? Anne- baba olmak bunu gerektiriyor. Tabii ki önce kendinizi regüle etmemiz önemli ama çocukların duygu durumlarındaki bu büyük değişikliği de ve tekrar hayata döndüklerinde maskeli ve güneş gözlüklü insanların arasına geri döndüklerini de unutmamakta fayda var diye düşünüyorum. Biz de atölye olarak gerçekten bütün programlarımızı bunun üzerine kurguluyoruz şu anda. ASLI CÜREKLİBATIR Ben biraz tedirginim aslında bu konuda, çocuklarımızın evde geçirdikleri vakit hep anne-baba ve varsa kardeşleri ile oldu. Bu da onların aile dışı farklı dinamiklerle ilişkilerinde gelişmelerini engelledi ve bundan sonra tekrar geriye dönüşleri biraz zaman alacak gibi görünüyor. Bu süreçte en büyük görev yine anne-babalara düşüyor. Çocuk eğitiminde digital dünyayı sınırlı kullanmayı önerirken tümüyle bu dünyaya bağımlı mı kıldık onları? ASLI CÜREKLİBATIR Biraz öyle gibi gelse de bence o konuda dizginler anne babaların elinde. Dijitalsiz bir hayatımız olmayacağı da kesin. Mümkün olduğu kadar gelişimlerine katkıda bulunan online eğitimler dışında kalan zamanlarda sosyalleşmeleri için elimizden geldiği kadar arkadaş, akraba buluşmaları ile bu süreci yönetebiliriz diye düşünüyorum. CEYDADÜVENCİ Kesinlikle Aslı’yla aynı düşünüyorum bu dönem bilgisayarla daha fazla olmalarını gerektiren bir dönemdi. Özellikle artık çocuklarımızın gerçeği dijital ortam. Bilgisayarsız bir anları olmayacak hayatları boyunca ama tabii ki önemli olan belli bir yaşa gelene kadar diğer tüm etkinliklerde ve etkileşimlerde yer almalarını sağlamak. Yine iki gün önce aldığım eğitim üzerinden söylemeliyim galiba. Tina diyor ki: Yeni normale geçtiğiniz andan itibaren çocuğunuzu karşınıza alacaksınız ve diyeceksiniz ki; ‘Bilgisayarla olan ilişkin evde kaldığımız zaman için geçerli olan bir zaman dilimiydi. Artık yaz geldi ve hayatımıza geri dönüyoruz, dikkat edeceğiz.’ Bunu tabii yaş grubuna göre anlatmak gerekiyor. Ama şunun altını net olarak çizmek gerekiyor ki, artık evde kaldığımız üç ay boyunca olduğumuz kadar bilgisayar başında olmayacaksın, çizgi film izlemeyeceksin ya da istediğin aplikasyonlar üzerinde oyun oynamayacaksın. Artık normalimize dönüyoruz, yaz mevsimi, denize girebilirsin, arkadaşlarınla olabilirsin, bizimle oynayabilirsin ve tabii ki belli bir zaman diliminde bilgisayar başında da zaman geçirebilirsin. Tabii ki yaş oranlarına göre aileler çocukların yanında olup olmamaları gerektiğinin bilincindedir diye düşünmek istiyorum. Çünkü artık oralarda da çocuklarımızla zaman geçiriyor olmalıyız. Bilgisayarda ne bakıyorlar, nereyi izliyorlar, oradan nereye yönleniyor, sırf buraları kontrol etmek bize düşüyor aslına bakarsanız. Taş Kağıt Makas Duygu Atölyesi kurucuları olarak bu röportajı okuyanlara söylemek, eklemek istediğiniz şeyler var mı? CEYDADÜVENCİ Hayatın ana damarı duygularımız. Duygularımızı doğru ifade ettiğimiz sürece gerçekten iletişim de etkileşim de bir o kadar kolaylaşıyor ve sevgi dili ortaya çıkıyor. Yeter ki şefkatle, hem kendi duygularımızı, hem karşımızdakilerin duygularını dinlemeye ve anlamaya önem verelim. Biz Taş Kağıt Makas Duygu Atölyesi olarak tam da bu yolda hizmet vermeye gönüllüyüz, duygularıyla ilgili ifade yetersizliği hisseden, duygularının anlaşılmadığını hisseden, çocuklarının duygularıyla ilgili kaygı duyan, eşi ile duygu paylaşımında sıkıntıları olan her bireyi Taş Kağıt Makas Duygu Atölyemizdeki tüm etkinliklere bekliyoruz. ASLI CÜREKLİBATIR Duygularını cesurca paylaşan tüm anneler, babalar ve çocuklarına bunu aşılayan bütün ailelerin yolu bir gün Taş Kağıt Makas Duygu Atölyesi’nde kesişecek diyebilirim. İstanbul’da başladığımız yolculukta, Türkiye bütününde herkese dokunmak, ulaşmak için çabalıyoruz. Umarım bu çabalarımız sonuç verir ve herkese fayda sağlayabilmiş oluruz. “Hayatın ana damarı duygularımız. Duygularımızı doğru ifade ettiğimiz sürece sevgi dili ortaya çıkıyor.” CEYDA DÜVENCİ

RkJQdWJsaXNoZXIy NzI1MDQ=